“Mimarlıkta ‘Anlam’ Kaygısı” başlıklı makalem, Yapı Dergisi’nin 499. sayısında yayımlandı.
2002 yılında doktora tezim için sorduğum “Mimarlığın anlamı nedir?” sorusu, beni yalnızca mimarlık kuramlarına değil -ampirizmden göstergebilime, varoluşçuluktan bilişsel psikolojiye uzanan bir düşünsel yolculuğa çıkardı ve zamanla hayatın da anlamını sorgulamaya yöneltti.
Mimarlık, biçimin sınırlarını aşarak, duyguların, değerlerin ve fikirlerin dokusunu taşıyan bir anlam ağı örer. Bu nedenle mimarlığın anlamını sorgulamak, yerle var olan insan için yaşamın kendisini sorgulamaktır.
Uzun süredir, bir yanda yapıları bize olduğu gibi kabul ettirmeye çalışan iktidarla, diğer yanda anlam peyzajlarını genişletmek için toplumsal mücadeleye ses veren mimarların çatışmasına tanıklık ediyorum. Bu yazıyı, mimarların metalaşmaya direndiği böylesi bir ortamda, mimarlıkta anlam kaygısının yeniden tartışılmasının önemine duyduğum inançla kaleme aldım.
Yılların birikimiyle oluşan bu makale, kişisel sorularımın, kuramsal okumalarımın ve araştırmalarımın damıtılmış bir özetidir. Mimari anlam kuramına ilgi duyanlara, bu düşünsel yolculukta bir panorama sunmasını diliyorum.

