Stories for Peace

cerenbogac.com

Amelia and Me at Walledcity Famagusta

We shared two ‘peace’ stories with the editor in chief of www.coastalseekers.com Amelia and her partner Josh. This inspiring couple created an online platform for travel video/ bloggers to share their stories. There are many ways for peace making; art, architecture, storytelling, permaculture, economy and many more. Our first story came from art in which my father talked all about the “Risky Travels”.  Second story followed as “The Famagusta Ecocity Project” which displays great potential for a peaceful co-existence. Thanks to Amelia and Josh for making us part of their stories in Cyprus.

cerenbogac.com

Me, Munise and Amelia, hanging out in Famagusta

cerenbogac.com

Josh and Amelia, interview with Baki Bogac

Advertisements

Cyprus: The Trapped Treasures of a Divided Island

»Source: Euronews

euronews“Good morning everybody, welcome to this amazing walking and talking tour of the wonderful city of Famagusta,” says archaeologist and art historian guide Anna Marangou. As always, she and her fellow guide Orhan have words in Greek and Turkish to welcome their party.

Their bi-communal efforts was one of the examples recognized by the Stelios Foundation bi-communal initiative rewards.

Anna is Greek Cypriot, and co-guide Orhan is Turkish Cypriot. Together they take their fellow islanders around discovering Cyprus’s rich cultural heritage. The island has been divided since 1974, with Greek Cypriots in the south and Turkish Cypriots in the north.

Today they are taking a group of Greek Cypriots around the medieval city of Famagusta, in the north. It was once Cyprus’s biggest port, and a shared past is everywhere.

“We shared this cultural heritage from the very ancient times until today. We can live together and we have proved it, because the Greek and Turkish Cypriots have been working together,” says Anna.

Common prosperity is one of the driving hopes of those who strive for reunification.
Many sectors could benefit, not the least tourism.
But it is not what motivates Anna and Orhan the most.

“We are doing it, not for benefits, not to earn money, but to earn our future, and to make a good country for our future for our children and grand-children,” says Orhan Tolun.

The visit ends at one of the conflict’s most symbolic sites, Varosha, the former beachside district of Famagusta.

Under the watchful eye of the Turkish army the area has been abandoned since its Greek Cypriot inhabitants fled over 40 years ago.

“Filming is not allowed in the ghost town of Varosha, the symbol of divided Cyprus,” reports euronews’ Valerie Gauriat. “But if reunification took place, it could become a symbol of a new golden age for the island.”

ecocity

Andreas and Ceren want to believe that.
He is Greek Cypriot, she is Turkish Cypriot. Both are architects, and are part of an ambitious reconstruction project. They imagine Famagusta as an eco-city, a possible model for sustainable development and also the flagship of reunification.

“It can become a hub of civilisations and commerce, with a Levantine coastline across. It can aim to sustain the existing buildings, preserving memories, and at the same time benefit from 21st century infrastructure and practices regarding ecological performance,” says Andreas Lordos.

For his Turkish Cypriot colleague, the project could be a model of reconciliation.

“I think this project is giving voice to many trapped souls. And we’re trying to pull them from behind this unreal curtain.These people once lived in here, and they want to live again. And half of their soul is there. And half of our soul is also empty. Because we cannot get integrated,” she says.

The Cypriot business world also strive for an integration which could boost the economy as a whole.
The president of the Turkish Cypriot Chamber of Commerce north of Nicosia, believes a political solution would produce a great leap forward .

“The Turkish Cypriot community will be freed of sanctions. And we will be able to benefit from the entire Cypriot market. Not to mention other European markets.

The geopolitics in the eastern Mediterranean will benefit hugely, because it will enhance regional cooperation. The Greek Cypriot community will immediately enjoy the economic benefits of being able to trade with Turkey,” says Fikri Toros.

Meanwhile, “You still need to go through checkpoints to get from one side of the island to the other. Trade is limited by the so-called green line regulations and, in the absence of a political solution, represents less than 10% of the potential commerce,” says Valérie Gauriat.

Some companies have been able to maintain an enduring cross-border dialogue, and are merely waiting for the restrictions to be lifted says the president of the Cypriot Republic’s Chamber of Commerce in southern Nicosia.
So are foreign investors.

“The business communities are already talking to each other, about possible partnerships, joint ventures, or cooperation. Talking to investors, I believe that there will be a renewed interest for large projects. Let’s not forget that Cyprus is on the route of transporting to Europe natural gas, a lot of which has been discovered in the eastern Mediterranean basin.” says Phidias K. Pilides.

Kıbrıs’ın Uyuyan Hazineleri

»Haber kaynağı: Euronews 

euronews

Arkeolog ve Sanat Tarihçisi Anna Marangou Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Orhan Tolun ile birlikte Gazimağusa’da tarihi yerlere turistik gezi düzenliyorlar.

Anna Rum, Orhan ise Türk kökenli birer Kıbrıslı. Adanın her iki tarafında düzenledikleri bu gezilerin amacı Kıbrıslılara ortak tarihi miraslarını tanıtmak.

Kıbrıs, 1974’teki müdahaleden bu yana, Kuzeydeki Kıbrıs Türk topluluğu ve Güney’deki Kıbrıs Rum topluluğu arasında bölünmüş durumda.

Gazimağusa, Kıbrıs’ın en önemli liman ve ticaret kenti olduğu kadar ortak bir geçmişe de tanıklık ediyor.

Anna Marangou “Buradaki kültür mirasını çok eski zamanlardan günümüze birlikte paylaştık. Birlikte yaşayabiliriz ve bunu zaten ispat ettik. Çünkü Kıbrıslı Türkler ve Rumlar zaten birlikte iş yapmaktalar.”diyerek birleşmenin sorun yaratmayacağını savunuyor.

Ortak refah.. Son barış görüşmelerinde önem atfedilen bir umut ışığı. Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi örneğin ada için bir turizm patlaması anlamına gelebilir. Fakat Anna ve Orhan’ı en çok motive eden şey bu değil.

Orhan Tolun düzenledikleri gezileri bir çıkar için veya para kazanmak için yapmadıklarını, geleceklerine yatırım yapmak istediklerini belirtiyor ve ekliyor: “Çocuklarımız ve torunlarımız için bu ülkeye daha güzel bir gelecek sunmak asıl amacımız.”

Turistik gezi, Kıbrıs sorununun en sembolik yerlerinden olan Maraş‘ta sona eriyor. Gazimağusa’nın sahil beldesi Maraş, Türk ordusunun kontrolü altında 43 yıldır terk edilmiş halde duruyor.

euronews:
“Kıbrıs bölünmesinin sembolü hayalet kasaba Maraş‘ta çekim yapmak yasak. Yeniden birleşme halinde, ada için yeni bir altın çağın amblemi haline gelebilir.”

ecocity

Kıbrıs Rumlarından Andreas ve Kıbrıs Türklerinden Ceren yeniden birleşme hayalini kuran iki mimar. Her ikisi de Maraş‘ın iddialı bir yeniden yapılandırma projesinin tasarımcıları arasında yer alıyor. Maraş‘ı çevre dostu bir kente dönüştürmek, sürdürülebilir kalkınma modelinin yanı sıra yeniden birleşmenin de amiral gemisi haline getirebilir.

Andreas Lordos: “Levanten bir kıyı şeridi, uygarlık ve ticaret merkezi haline gelebilir. Anıların hatırına eski binalar kalabilir fakat aynı zamanda ekolojik performansa dayalı 21. yüzyıl altyapısı ve uygulamalarından yararlanmak da amaçlanmalı.”

Ceren Boğaç: “Bence bu proje birçok tutsak kalmış ruhlara umut ışığı oluyor. Onları bu gerçek dışı perdenin arkasından çekip almaya çalışıyoruz. Bu insanlar bir zamanlar burada yaşadı ve yine yaşamak istiyorlar. Kalplerinin yarısı burada kaldı. Kalbimizin diğer yarısı ise birleşemediğimizden dolayı boş kaldı.”

Birleşme, adanın her iki tarafındaki iş çevreleri tarafından da arzulanan bir sonuç.

Lefkoşa’nın kuzeyinde, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’na (KTTO) ziyarete gidiyoruz. Başkan Fikri Toros, adada ulaşılacak politik bir çözümün ekonomik sıçrayışın anahtarı olacağını söyledi.

“Kıbrıs Türk Toplumu yaptırımlardan kurtulacak. Böylece tüm Kıbrıs pazarından faydalanabileceğiz. Diğer Avrupa pazarlarından bahsetmiyorum bile. Doğu Akdeniz jeopolitiğine büyük fayda sağlayacak. Çünkü bölgesel işbirliğini de artıracak. Kıbrıs Rum Toplumu, Türkiye ile ticaret yapmanın ekonomik faydalarından derhal yararlanacaktır.”

euronews:
“Adanın bir tarafından diğerine, hemen arkamda duran kontrol noktaları üzerinden geçmeniz gerekiyor. Ticaret konusunda hala yeşil hat yönetmelikleri söz konusu. Yaşanan siyasi anlaşmazlıktan dolayı, kuzey ile güney arasındaki ticaret potansiyelinin yüzde 10’una bile ulaşılamadığı söyleniyor.”

Diyalog, her iki tarafın şirketleri arasında uzun zamandan beri var. Güney Kıbrıs Rum Ticaret Odası Başkanı Phidias K. Pılıdes herkesin beklentisinin kısıtlamaların kaldırılması olduğunu dile getirdi. Tıpkı yabancı yatırımcılar gibi.

“İş dünyası, muhtemel ortaklıklar, ortak girişimler ve şirketler hakkında birbirleriyle zaten görüşüyor… Yatırımcılarla konuşurken, büyük projeler için yeni bir ilgi doğacağına inanıyorum. Ayrıca Kıbrıs’ın, çoğu Doğu Akdeniz havzasında keşfedilen Avrupa doğal gazının nakliye rotasında olduğunu da unutmayalım.”

Son yapılan araştırmalara göre, gelecekteki ekonomik entegrasyon, adanın şu anki yıllık büyüme oranını üç kat attırabilir, iş pazarını yeniden canlandırabilir.

Gregoris ve Sertaç, işsiz gençlerle ilgili bir rapor hazırladılar. Kıbrıs’ta genç işsiz ortalaması Avrupa ortalamasından çok daha yüksek. Sebepler Kuzey’de ve Güney’de farklı olsa da, söylediklerine göre sonuçları aynı.

Sertaç Sonan:
“Kıbrıslı Türkler ekonomik tecrit altında ve bu özel sektörün gelişimini engelliyor. Birçok üniversite mezunumuz var fakat onlara verecek işimiz yok. Kıbrıslı Türk özel sektörünün küresel ekonominin parçası olmaksızın, yüksek kaliteli işler ortaya koyması çok zor.”

Gregoris Ioannou:
“Birçok insan, özellikle gençler, diplomalı nitelikli insanlar yurt dışında iş arıyor. Sanırım birleşme olursa yeni yatırımlara kapı aralanacak ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkacak. Böylece gençlerin yurt dışına sürüklenmesinin önüne de geçilebilir.”

Uluslararası İlişkilerden yeni mezun ve şansını Portekiz’de denemek isteyen Kıbrıslı Hakan, ada sorununa siyasi çözüm bulunamamasının gençlerin ufkunu daralttığını söylüyor.

Hakan Çoban:
“Bankada ya da süpermarketlerde çalışan mühendislik okumuş arkadaşlarım var. Çünkü gençler için iş fırsatları çok kısıtlı. Bu yüzden burada beklemek yerine ben de Lizbon’a gitmek için biletimi aldım.”

Kıbrıs Rum kökenli Andrea ise yönetim çalışmalarından mezun olduktan sonra bir iş buldu fakat düşük nitelikli ve düşük ücretli olarak. O da adayı terk etme hayalindeymiş ama artık değil.

Andria Georgiou:
“Son zamanlarda, burada kalmaya karar verdim, çünkü burası benim ülkem. Ailem ve arkadaşlarım burada. Hepimiz burayı terk edersek, eğer gençler Kıbrıs’tan ayrılırsa, kim gelip ülkemizi geliştirecek ve onu değiştirecek?”

Sharing the vision for an integrated, environmentally and economically sustainable Famagusta

It has never been easy to put 40 years of division into words… It is even harder to picture the socio-psychological, environmental and economic problems occurred by this division. We would like to thank Valerie Gauriat from Euronews and Crewhouse to give us chance to discuss about our vision for an integrated, environmentally and economically sustainable city that could easily be a model for peace in Cyprus. The bicommunal Famagusta Ecocity Project has become an umbrella concept that was embraced by extensive number of  bi-communal work groups for a sustainable and peaceful coexistence in the island.

IMG_3563.JPG

The Crewhouse, Andreas Lords, me and  Valerie Gauriat

16558797_1088073904653831_917984286_n.jpg

Photo by Zoe Lordos