‘Bitmek’ üzerine…

Hayat katmanlarının en sıcağından akan su, kaynağından bir kez dışarıya çıkarsa, tül gibi akarak geçer asma bahçelerinin üzerinden ve şarabı küle döndürür. Yaprak yaprak yırtılırken ay, ince bir iplik diker siyahı içeriye bir umut nur sızmasın diye ve kül yangını söndürür. Bir solukta yaşanan her aşk, bir ömürde öldürür… İçi boşalır yalnızlıkların, içi çekilir kışın,…

Veda üzerine…

Saydım. Bir veda tam 14 satıra sığarmış, ‘sevgiyle kal’ kısmı hariç. Sustum. Bir kalbi duymak için geçen 28 saatlik sessizliğin sonu hiç bir şarkıya çıkmazmış. Öğrendim.  Her noktanın altına koyduğum virgüller anlatmak istediğim hiç bir şeyi kurtarmaya yetmezmiş. Gördüm. Ayrılığın her bir yüzünden kaçırdığım gözlerim, bir damla akıtmak için yüzlerce buzdan ayna yaptırmış. Anladım. Hayatın…

Nefes Alıp Veren Bir Kent Manifestosu

Ceren Boğaç, 2011 İDEAL KENT Dergisi Sayı: 5 OCAK 2012 ISSN 1307-9905, ss. 220-225 İnsanlar ‘Vahşi kent’le bir bütün olmadan çok önceydi. Çağdaş dedikleri mimarinin ardına saklandığı ‘düzen duygusu’ nun çevrede yarattığı yalancı his ve gerçeklikler, insan oluşumuzun ne bütünlüğüne, ne de çok fonksiyonlu organizma oluşuna cevap verebiliyordu uzun zamandır. Bir durağanlığın içinde yaşıyorduk.  Mekanlarımız…

Vahşi Kent- başlangıç

YENİ DİNİN YAŞAYAN EN TEHLİKELİ ORGANİZMASI – VAHŞİ KENT – 2001 yılında, DAÜ İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden bir master dersi aldım. Sınıfta başka bir bölümden gelen tek öğrenci olduğum için, başlangıçta açıkcası bu durum beni korkuttu. Ancak ikinci ders sırasında dönem projesini öğrenmem üzerine, aldığım bu ders hayatımın en zevkli dönemlerinden birini yaşamama neden…